Hakkımızda
Hikayemiz: 1980'den Bugüne, Deriyle Birlikte Yaşayanlar
Viva kelimesi, kökenini Latince "yaşamak" (vivere) fiilinden alır. Bizim hikayemiz de tam olarak bu kelimenin etrafında şekilleniyor: Deriyi işlemek, ona saygı duymak ve onunla birlikte yaşamak.
1980 yılında, kurucumuz Cemil Balık, Diyarbakır'ın kalbi Sur'da, o dönemin meşhur Amerikan Pasajı'nın (bugünkü Gürani İş Merkezi) dar koridorlarında ilk dükkanımızı açtığında, aslında yarım asırlık bir zanaatın temellerini atıyordu. O yıllarda raflarımıza sadece İstanbul'un en köklü saraciye atölyelerinden tek tek, özenle seçtiğimiz; derinin en tok ve gerçek halini yansıtan çantalar, kabanlar ve cüzdanlar koyduk. Derinin kokusunu, dokusunu, yıllandıkça nasıl karakter kazandığını o dükkanda müşterilerimizle birlikte deneyimledik. Dönemin en zor günlerinde bile pasajdaki o dükkanda tek bir kuralımız vardı: İşin hakkını vermek ve rafta duran ürünün işçiliğinden asla taviz vermemek.
Zamanla deriye olan bu tutkumuz, sadece iyi ürünü seçmekle yetinmemizi imkansız kıldı. Ailemizin ikinci kuşağının vizyonuyla, süreci tamamen kendi ellerimize almaya karar verdik. 2015 yılında İstanbul'da kurduğumuz atölye ile birlikte kendi mont, ceket ve kaban üretimimiz başladı. vivaderi1980.com'da karşınıza çıkan bir deri ceket, dev fabrikaların seri üretim bantlarından dakikalar içinde dökülmez. Doğru derilerin birbiriyle eşleştirilmesi, usta ellerde makassız bıçakla kesilmesi ve milimetrik bir özenle dikilmesi uzun saatler, bazen günler alır. Ürünlerimizdeki etiket fiyatı; sadece kullandığımız birinci sınıf materyalin değil, o deriye formunu veren zanaatkarın göz nurunun, kesim masasındaki sabrın ve atölye tozunun karşılığıdır. Bizler birkaç ay giyilip atılacak "sezonluk eşyalar" değil, yıllarca sizinle eskiyecek, hatta çocuklarınıza kalacak miraslar üretiyoruz.
2021 yılına geldiğimizde ise hikayeye üçüncü kuşak dahil oldu. Yeni neslin taze enerjisi ve tasarıma olan tutkusu, kurucumuzun Sur'da başlattığı bu mirası zarafetle buluşturarak tamamen el işçiliği koleksiyonlarını hayata geçirdi. Bugün cüzdan, çanta ve kartlıklarımızın önemli bir bölümü geleneksel yöntemlerle, sabırla, ilmek ilmek elde üretiliyor. Bir kartlığın dikilmesi, kenarlarının elde zımparalanıp kusursuz hale getirilmesi saatler süren yavaş ve meditatif bir süreç.
Diyarbakır'da küçük bir dükkanda başlayan ve bugün dünyanın dört bir yanına ulaşan Viva Deri; yarım asırdır sabırla üretimin, emeğin ve "gerçek" olanın sessiz gururunu taşıyor. Bir gün ürünlerimizden birini elinize aldığınızda, sadece derinin sıcaklığını değil, 1980'den beri o deriye dokunan bir ailenin hikayesini hissedeceksiniz.